15 Nisan 2008 Salı

Dünyanın En Pahallı Saati Satıldı...

Ünlü saat markası Patek Philippe'nin 2003 yapımı platin kol saati, Hong Kong'da düzenlenen müzayedede 1,49 milyon dolara satıldı.

Sotheby's müzayede evinde yapılan bu satış, bugüne kadar modern bir kol saatine verilen en büyük fiyat oldu. Saatin alıcısının Asyalı bir koleksiyoncu olduğu belirtildi.


Çift kadranlı "Ref. 5002P Sky Moon Tourbillon" Patek Philippe, bu ünlü İsviçre saat firmasınca bugüne kadar üretilen en karmaşık kol saati. Bu model saatlerden her yıl biri platin, diğeri gül altını (bakıra çalan bir renk) olmak üzere yalnızca 2 adet üretiliyor.

Saat, "tourbillon" mekanizmaya sahip olmasıyla da ayrı bir özellik taşıyor. Fransız saat mucidi Breguet tarafından 1901 yılında geliştirilen "Tourbillon" mekanizması, saati daha sağlam ve dakik yapan, her dakikada tam bir dönme hareketini tamamlayan saat maşası ve çarklardan oluşuyor.Cep saatlerinin yerini alan kol saatleri ilk kez 1920'li yıllarda kullanılmaya başladı. 1970'den önce yapılan kol saatleri "Klasik" (vintage), 1970 sonrası yapılanlar da "Modern" olarak sınıflandırılıyor.

01 Nisan 2008 Salı

Dünyanın sonu mu gelecek?

İsviçre'de Cern Araştırma Merkezi tarafından 14 yılda geliştirilen ve 8 milyar dolara mâl olan dev makine bu yaz çalışacak. Bilim adamları da küçük bir "big bang" yaratacak makineyi takip ederek dünyanın nasıl oluştuğunu anlamaya çalışacak.

Şimdi iki bilim adamı makinenin beklenenden büyük bir kara delik yaratarak dünyayı içine alacağı iddiasıyla çalışmanın durdurulması için dava açtı.

Walter Wagner ve Luis Sancho isimli uzmanların Amerikan mahkemesinde açtığı dava yasal olarak Cern'i bağlamıyor. Ama ikili ABD Enerji Bakanlığı'nın desteği kesmesinin bile yeterli olacağını söylüyor. Cern yetkilileri "Doğa'da ve ayda bzim yaptığımız deneyein kat be kat güçlüsü enerji patlamaları her gün oluyor. Dev kara delik teorisi saçmalık" dedi.

Bilim adamları korkuyor. Bu makina dünyayı içine alacak kadar büyük bir kara delik açabilir...

31 Mart 2008 Pazartesi

Bozuk Süt ve Çürük Denizanasından Biyoyakıt...

Japonya Nigata Teknoloji Enstitüsü’nde bilim insanları bozulmuş süte ve çürümüş denizanasına yeniden hayat verdi.

Bilim insanları yeni enerji kaynakları için yaptıkları deneyler sonucunda bu keşfe ulaştıklarını, atıkların dünya üzerinde yeni bir kuvvet olabileceğini söyledi. Keşifle şekerkamışı ve tarım ürünleri gibi bilinen biyoyakıt hammaddeleri dışında ilk kez farklı materyallere ulaşıldı.

Kuzeybatı Pasifik Laboratuar Merkezi araştırmacıları da, bölgedeki atıkların yüzde 15’inin biyoyakıta dönüştürülebileceğini öne sürdü. Dünya atmosferine daha az karbondioksit salan biyoyakıtlar pek çok ülkede kullanılıyor.

Brezilya’da şekerkamışı, ABD’de mısır ve soya fasulyesi, Avrupa’da keten tohumu ve Asya’da hurma yağı en sık kullanılan biyoyakıt hammaddelerinden.

Avrupa Birliği, 2020 yılına kadar araçların kullandığı yakıtların yüzde 10’unu bitkilerden elde etmeyi hedefliyor. Ancak gelişmiş ülkelerin biyoyakıt arayışının fakir ülkeleri zor durumda bıraktığı belirtiliyor.

Hidrojen ve metan gibi atık biyogazlardan elektrik ve ısı elde edilebiliyor. Metan gazının küresel ısınmanın sebebi olduğu iddia edilse de gazın yanması halinde daha az karbondioksit ürettiği biliniyor. Öte yandan hidrojenin ekonomik yollardan nasıl üretilebileceği henüz bilinmiyor.

Bir milyon 300 bin yıllık insan kemiği...

İspanya’nın Atapuerca sıradağlarındaki bir mağarada Avrupa’da ilk yaşamla ilgili inanışı değiştirebilecek bir fosil bulundu.

Yapılan kazılarda bir insana ait olduğu tahmin edilen küçük bir çene kemiği parçası ortaya çıkarıldı. Dişlerle birlikte bulunan kemik parçasının 1 milyon 300 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bunun, Batı Avrupa’da bulunan en eski insan fosili kalıntısı olduğu düşünülüyor. Bulunan fosil, neandertallerin ataların da bile daha yaşlı.

İspanyol bilim insanlarına göre bu durum ilk insanın tahmin edilenden çok daha önce Avrupa’ya geldiğini gösteriyor.

14 yıl önce yine aynı bölgede bulunan insan kalıntılarının 800 bin yıllık olduğu tespit edilmişti.Yeni bulunan kalıntılarsa ilk bulunanlara göre 500 bin yıl daha yaşlı.

Avrupa’ya ilk insanın Afrika’dan geldiği tahmin ediliyor. Ama bugüne kadar bilim insanları ilk insanın ne zaman Avrupa’ya geldiği konusunda farklı fikirler ortaya atmıştı.

26 Mart 2008 Çarşamba

Pioneer Plazma panel üretimini bırakıyor...

LCD ve plazma televizyon pazarındaki rekabetin son kurbanı, Japonya merkezli uluslararası elektronik şirketi Pioneer oldu.

Dünyanın en büyük beşinci plazma TV üreticicisi olan Pioneer’ın bu kararı almasında, geçen yıl hedeflenen 720 bin plazma panel satış rakamının daha sonra 480 bin adede revize edilmesinin etkili olduğu belirtiliyor. Firmanın geçen mali yıl için 96 milyon dolarlık zarar yazması bekleniyor.

Pioneer, üretimine son vermesinin ardından flat TV plazma panellerini Japon firması Matsushita Electric’ten almayı planlıyor. Pioneer geçtiğimiz sene de Sharp ile benzer bir hamleyi LCD ekranlar için gerçekleştirmişti.Aynı zamanda Panasonic ve Technics’in sahibi olan Matsushita Electric de, Hitachi ve Canon ile LCD ekran üretimi için işbirliği yapıyor.

.asia: Asya’ya özel uzantı adı hizmette...

“.asia”yı oluşturma çalışmaları 2000 yılında DotAsia kuruluşunun 2006 yılından itibaren başladı. Geçen Ekim ayından bu yana, şirketlerin kendi ticari markalarıyla eşleyecek şekilde uzantı adlarını kayda geçirmelerine izin veriliyordu.

Ama şimdi internet sitesinde “.asia”yı kullanmak isteyen herkes, kaydını yaptırarak bu uzantı adını kullanabilecek.

Örneğin, “.eu” uzantı adının çıktığı dönemde www.polo.eu adresi için hem otomobil üreticisi Volkswagen, hem moda devi Ralph Lauren hem de çikolata markası Nestle başvuruda bulunmuştu. Bu tür sıkıntıları önleyebilmek amacıyla DotAsia kuruluşu bazı kurallar koydu.Buna göre uzantı adını almak için başvuran şirketlerin önce Asya Pasifik bölgesine kayıtlı olup olmadıklarına bakılacak, herhangi bir çıkar çatışması durumundaysa adres, müzayede yoluyla en yüksek fiyatı verene satılacak.

Dünya nüfusunun yüzde 60’ı Asya Pasifik bölgesinde yaşıyor ve burada 400 milyon internet kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor. Afrika ve Latin Amerika’ya özel uzantı adlarının da yakında hazırlanması bekleniyor.

Antarktika’dan Dev bir parça daha ayrıldı...

Uydudan alınan fotoğraflar, 569 kilometrekarelik yüzeye sahip devasa parçanın Antarktika’dan ayrıldığını, bunun 414 kilometrekarelik kısmının da dağılıp gittiğini gösteriyor.
Colorado Üniversitesi Kar ve Buzulları İzleme Merkezinin tespitine göre, parçalanma 28 şubatta 25,5 km boyunda 2,4 km eninde dev bir parçanın aniden kopmasıyla başladı. Bu kopuş, Wilkins platosunun parçalanma sürecini tetikledi ve 12.950 kilometrekare yüzeye sahip platodan 569 kilometrekarelik parça koptu.

Uzmanlara göre, son 50 yıl içinde Antarktika küresel ısınma yüzünden en az 13 bin kilometrekare eridi.